biz7 90 Takipçi | 17 Takip
Kategorilerim

Sevdiğim Fotoğraflar

Gitmek İstediğim Yerler

Benim Tarzım

Okumak İstediklerim

İzlediklerim

Gezdiğim Yerler

Evim İçin

Müzik

Öykü

Yaşam

Aşk

Hayvanlar

Şiir

Sinema-Tv

Din

Deneme

Şehir Yaşamı

Mizah

Kitap

Haber

İş Hayatı

Diğer İçeriklerim (4599)

2014-09-20

şimdi seni neen sevdiğimi anlıyorum

ben gene sana aşığımm

dursunn

para paraa!!-İNSAANN!!!

kadın parası yemem diyenler

bir şey aklıma gelcek gibi sanki. hatırlamadığım sen mi.

GARANTİ BNK.SI HAKETTİĞİN BONUSU HEM GERİ ALIYOR HEMDE PARANDAN

2014-09-19

öyle böyle şöyle..şurdan burdan benden hadi ordan:)

2014-09-19

bensiz bensiz kalma

diziler..yüksek sesle öğrenmek, bilmek

yazdımlar ve kocamın ailesi dizisi, hayattan

2014-09-18

Bumerang - Yazarkafe
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (90)
Bumerang - Yazarkafe
Bumerang - Yazarkafe
15 05 2010

Halil İbrahim Sofrasının Hikayesi

 Hz. İbrahim’in davranışlarından etkilenilerek yazılmış ve ‘her gelenin kabul edildiği sofra’ anlamına gelirmiş bu güzel söz. Çünkü Hz. İbrahim misafir olmadığı zamanlarda yemeğe oturmaz, misafir aramaya çıkarmış.  Kurduğu sofralarda hiçbir şeyi eksik etmez, kimseyi boş çevirmezmiş. Halil İbrahim Sofrası deyimi bu sebeple ortaya çıkmış.

hikaye de misafirperverliği, paylaşmanın önemini ve kardeşliği anlatır. Hikayeye göre;

Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış. Büyüğü Halil. Küçüğü ise İbrahim. Halil; evli ve çocuk babası. İbrahim ise bekârmış. Ortak tarlaları varmış iki kardeşin... Ne mahsul çıkarsa, ikiye pay ederlermiş. Bununla geçinip giderlermiş. Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı… İkiye ayırmışlar. İş kalmış taşımaya. Halil, bir teklif yapmış :
- İbrahim! Kardeşim, ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.
- Peki abi demiş İbrahim. Ve Halil gitmiş çuval getirmeye. O gidince, düşünmüş İbrahim:
- Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine. Böyle demiş ve kendi payından bir miktar atmış onunkine...Az sonra Halil çıkagelmiş.
- Haydi İbrahim, önce sen doldur da taşı ambara demiş.
- Peki abi..!

İbrahim, kendi payından bir çuval doldurup düşmüş yola...
O gidince, Halil düşünmüş: Demiş ki:
- Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var. Ama kardeşim bekâr. O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.
Böyle düşünerek, Kendi payından atmış onunkine birkaç kürek...

Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atmış diğerine.
Bu, böyle sürüp gitmiş...

Ama birbirlerinden habersizlermiş. Nihayet akşam olmuş. Karanlık basmış. Görmüşler ki, bitmiyor buğdaylar. Hatta azalmıyor bile...

Hak Teala bu hali çok beğenmiş.
Buğdaylarına bir bereket vermiş, bir bereket vermiş ki...

Günlerce taşımış iki kardeş, bitirememişler.
Şaşmışlar bu işe...
Aksine çoğalmış buğdayları.
Dolmuş taşmış ambarları.

Bugün "Bereket" denilince, bu kardeşler akla gelir.
Bu bereketin adı: Halil İbrahim bereketidir...

alıntı

Allah Halil İbrahim sofralarının bereketini,huzurunu,birliğini versin cümlemize.

6744
0
0
Yorum Yaz